20 Şubat 2013 Çarşamba

Abdullah Hoca...

Tanıştığımızda tekti... Sanki mağrur bir tüfekti...
Pek konuşmazdı... Biz konuşsak kızmadı... Gülerdi...
Beden eğitimi hocasıydı... Okul takımını kuracaktı o sene...
Önceki yıllarda yapılanı yapmadı... Seçme filan olmadı...
Beden derslerindeki maçları izledi bi köşeden...
Sınıflardan çağırdılar sonra bizi teker teker...
Kaderler zar atmayan çocuklar...
Sal sokağının haylazları...
İlk maç... Formaları dağıtırken adımı saydı...
8 numarayı verdi bana... Rıdvan, canım benim...
Rakipte yıllar sonrasının gol kralı Serkan Aykut var...
Fena fırtına, çamur deryası... 1-1 berabere...
Bu son olacak, dedi... Bundan sonra hep kazanacaksınız...
Sınıfın beleşçi golcüsüydüm ama sola koydu beni...
Paylaşmak güzeldir çocuklarım, dedi...
Yardımlaşmak iyidir... Birbirinizin arkasını kollayın...
Paylaşmak güzel ama bu top bizim takımın...
Onlara vermeyin...
Vermedik... Samsun şampiyonu olduk...
Sonra Tokat, Ordu, Sinop... Tek tek geçtik... Yarı finallere kaldık...
Kalbi tekledi... Bıraktı hocalığı... Beden terbiyesine gitti...
İsmail Hoca geldi başımıza.. o da kral adamdı...
Zonguldaktaydı yarı finaller...
Yola çıkacaktık o akşam... Müdür yardımcısı geldi ismail hoca geldi.. o yoktu...
Ağladık...
Hastane yokuşunun taa ucundaki sokak lambasının altında belirdi tam yola çıkacakken...
Yüz metreden tanıdık...
Boşadı otobüs... Yollarda deli gibi koşturan 16 velet...
Sensiz olmazdı dedik...
Evladını bırakır mı insan yola düşerken dedi...
Ağladık...
Siz dedi, yine kazanacaksınız...
Çünkü ayağınızla değil aklınızla oynayacaksınız...
Üç rakibi de yendik...
Finaller Kütahya'da...
Babam da geldi izlemeye...
Kamyoncu Sait'in oğlu...
Üçüncü olabildik... Üzüldük...
Türkiye üçüncülüğüne üzülebilmek...
Tek tek sarıldı bize...
İşte bu hayattı çocuklar dedi...
Kaybedebilirsiniz...
Ama hep mücadele edeceksiniz...
Yenileceksiniz... Ama dik duracaksınız...
Büyüdük sonra... Savrulduk...
Aramadık...
Hasbel kader bi kitap yazdım ben...
Sal sokağının haylaz çocukları...
İsmail Hoca okula çağırdı...
Toplanıp gittik ailecek... Takımın stoperi karşıladı bizi...
Faruk... Kaderle zar atmayan ütü kokan gömlekli küçük çocuk...
Okula gittik.. O da geldi...
Kafasında şapka... Saçlarını dökmüş akciğerlere yerleşen illet..
Ama gözlerinde hala 20 yıl önceki ışık...
Bak gelinin dedim... Bu da torunun...
Gururlandı... Kitaba baktı... Azı benimse çoğu onundu... Gözleri nemlendi...
Kafamı çevirdim...
Vücudu biraz eğikse de başı dikti hala... Güzel adam... Abdullah hocam...
Bugün aldım haberi... Yazgan Hocanın Yanına gitmiş...
Fotoğrafın üst köşesi boş artık... O kara yağız adam yok...
Ama dersleri bizde hala... umudu içimizde...
Güle güle yiğit adam, mert adam.. bak ne yazmış kaptanın ahmet ardından...

"""bir gün önce, etrafında bulduğumuz kuytuda, bize büyük marifet gibi gelen haytalığımızı yapıp şarap içmiştik, öğleden sonraki derslere girmeden. ertesi gün kapalı spor salonunun parkeleri, şımarık tepinmelerimizle eziliyordu. hepimiz, kendimizi birer, "top cambazı" görüyorduk. ama bir hedefimiz, hayalimiz yoktu. geldi...hepimiz dizildik karşısında. ama "ip" gibi değil...karışık hatta sırnaşık nizam...höt zöt etmedi. bakışı sertleşmedi. zaten, sonradan "karizma" denildiğini öğrendiğimiz, kendinden bir asaleti vardı. sert görünür ama şefkati ışıl ışıl parlardı..."çocuklar" dedi; "siz, bu yıl türkiye şampiyonu olacaksınız" böyle bir "merhaba"yla karşılaşmamıştık öncesinde. mümkün de değildi zaten öyle olması...gülüştük...birbirini, çaktırmadığını sanarak, dürten ve "ne diyo la bu" diyenlerimiz oldu...bir de unutamam; kütahya'da, yarı finaller oynanıyor. izmir sıdıka rodop lisesi önünde 1-0 galibiz. mucize kabilinden toplar çıkarıyor kalecimiz. mucizenin kendisi oluyor, direkten dönüyor toplar. ama bizim gözümüz kulübede. abdullah hoca, heyecandan kalp krizi arefesinde...bitiş düdüğü ve derin nefes...sevinç, sonradan geliyor. maçı mı kazandık, finale mi çıktık, abdullah hoca için "ohh" mu çektik...hepsi belki de...bize, kendimize inanmayı öğreten adam, güzel insan...emeğine kurban olsun hayata dair kazandığımız herşey...ışıklar içinde uyu...yazgan hocamıza de götür selamımızı hocam..."""

gelemedik uğurlamaya.. faruku gönderdik hepimiz adına affet...
seni seviyoruz...
haylaz çocukların...

1 yorum: